Ana Sayfa / Blog / App Tracking Transparency: kullanıcıyı kaybetmeden izin alma

App Tracking Transparency: kullanıcıyı kaybetmeden izin alma

ATT prompt'unu yanlış sorunca kullanıcı kaybediliyor. Pre-prompt stratejisi ve opt-in oranını %20'den %50'ye çıkardığım denemelerimi anlattım.

iOS 14.5 sonrası ATT (App Tracking Transparency) gerçeğiyle tanıştık. Reklam gelir modeli olan uygulamalar için opt-in oranı hayati. Ortalama sektörde %25 civarı. Bir müşterinin oyun uygulamasında opt-in %19’du, dört ayda %52’ye çıkardık. Ne yaptığımızı anlatayım.

ATT ne istiyor?

iOS, uygulamanın IDFA’ya (Identifier for Advertisers) ulaşmadan önce açık kullanıcı onayı talep ediyor. Onay olmadan IDFA all-zero döner, cross-app tracking imkansız olur. Ads SDK, attribution provider, retargeting sistemi hepsi bu onaya bağlı.

Info.plist:

<key>NSUserTrackingUsageDescription</key>
<string>Kişiselleştirilmiş reklamlar göstermek ve uygulamayı daha iyi hale getirmek için tanımlayıcınıza erişmek istiyoruz.</string>

API çağrısı:

import AppTrackingTransparency

ATTrackingManager.requestTrackingAuthorization { status in
    // .authorized, .denied, .restricted, .notDetermined
}

Yanlış tetikleyiciler

Opt-in oranını %19’a düşüren şeyler:

  1. Uygulama açıldığında anında sor. Kullanıcı henüz fayda görmedi, otomatik reddediyor.
  2. Soğuk dilli usage description. “Verilerinizi toplamak için izin gerekiyor” gibi açık hukuki dil. Kimse evet demez.
  3. Splash ekranında iki prompt art arda. Bildirim izni + tracking izni. Psikolojik yorgunluk.
  4. Tek dilde prompt. Türk kullanıcıya İngilizce prompt çıkıyor, kafası karışıyor, reddediyor.

Değişiklikler (opt-in’i %52’ye çıkaran)

1. Pre-prompt ekranı

Sistem prompt’u göstermeden önce kendi custom ekranımızı gösterdik. Görsel, açıklayıcı, samimi.

Reklamları size daha uygun göstermek için ne dersin?

[Büyük ikon]

Bu izinle:
- İlgilendiğin oyunların reklamlarını görürsün
- Uygulamayı ücretsiz tutmamıza yardım edersin
- Gizliliğin her zaman korunur

[Devam et]  [Şimdi değil]

Kullanıcı “Devam et”e basınca sistem prompt’u tetikleniyor. “Şimdi değil”e basınca hiç göstermiyoruz, state’i bozmuyoruz.

Bu ekranı gören kullanıcıların %70’i “Devam et”e bastı, geri kalan sistem prompt’unda %74 onay verdi. Toplam dönüşüm: 0.70 × 0.74 = %52.

2. Zamanlama

İlk açılışta değil, 2. session’da veya bir başarı sonrası tetikledik. Kullanıcı uygulamayı deneyimlemiş, fayda görmüş. Onaya daha açık.

3. Usage description’ı yumuşatma

“Kişiselleştirilmiş reklamlar göstermek için” yerine:

“Sana uygun içerikler ve reklamlar gösterebilmek için bu izne ihtiyacımız var. Gizliliğin önceliğimiz.”

Hem şeffaf hem samimi. Apple guidelines’a uyuyor, reject riski yok.

4. Lokalizasyon

Türkçe cihazda Türkçe, İngilizce cihazda İngilizce. Localizable.strings dosyasında iki varyant.

5. İki prompt’un ayrılması

Bildirim ve tracking izinlerini ayrı oturumlarda istedik. Bildirimi 1. session sonunda (başarılı görev sonrası), tracking’i 2. session başında.

6. Reddedileni eğitici şekilde bilgilendirme

Kullanıcı reddederse “tamam” deyip geçiyoruz, baskı yapmıyoruz. Ama ayarlar ekranında “Kişiselleştirilmiş reklamlar” bölümünü gösteriyoruz. Kullanıcı fikrini değiştirirse oradan sistem ayarlarına gidip izin verebiliyor.

Apple’ın kabul ettiği sınırlar

  • Pre-prompt’unuz misleading olmamalı. “İzin vermezsen uygulama çalışmaz” gibi tehdit yasak.
  • “İzin verene ödül” zorunlu değil ama kenardan kenara yapılıyor (örnek: ekstra hayat, indirim). Apple direct tehdit olmasa da bunu “rewarded tracking” diye uyarıyor, reject riski var. Yapmayın.
  • Pre-prompt’u show etmeyi zorlama, kullanıcı kapatabilmeli.
  • Sadece bir kez sorun. Kullanıcı reddederse tekrar prompt gösteremiyorsunuz (iOS zaten engelliyor), pre-prompt’u da yeniden göstermeyin.

Alternatif: SKAdNetwork

ATT reddedildiyse bile SKAdNetwork (SKAN) attribution kullanabilirsiniz. Anonim ama sınırlı. Campaign ID, conversion value gibi bilgi. Attribution sağlayıcınız (AppsFlyer, Adjust, Singular) SKAN’i destekliyorsa karma yaklaşım gücünüzü koruyor.

Ölçüm

  • Pre-prompt impression
  • Pre-prompt continue oranı
  • System prompt impression
  • System prompt authorization oranı
  • Total opt-in rate (son iki adımın çarpımı)
  • Funnel drop-off analizi

Her adımı ölçerek A/B test yaptık. Pre-prompt metin varyantlarını denedik. En iyi performansı konuşkan, samimi dil getirdi. Kurumsal dil daha düşük dönüşüm aldı.

Sonuç

ATT opt-in bir UX meselesi. Doğru an, doğru dil, doğru adım sayısı fark yaratıyor. %50+ oranlar mümkün, sadece düşünerek tasarlayın.

Bu konuda bir projeniz mi var?

Kısa bir özet bırakın, 24 saat içinde size dönüş yapayım.

İletişime Geç